Ben nasıl ki unutmadım

Siz hiç bir şehrin arkasından ağladınız mı?

Hiç gittiğiniz bir şehirde yaşayan bir insanın orada olduğunu gerçeği, sizin orda olduğunuz ve ona ulaşamadığınız aıcısı ile birleşti mi?

Siz; onun size çektirdiklerini unutmaya çalışırken o size, onun şehrinde olduğunuz ve onunla aynı havada soluk aldığınız gerçeği ile başbaşa kaldınız mı?

Siz hiç kimseye çaktırmadan, boğazınızda düğümlenen hıçkırıkları elinizde bir şişe bira ile, eğlenme adı altındaki bir rezalet ortamda şarkı söylerek yuttunuz mu? Ağlamak yerine gülüp; insanların eğlendikleri sandıkları yerde gözyaşınızı içinize akıttınız; damlamaya bile izni olmayan bir damla gözyaşınızı içinize akıttınız mı?

Her gölgede, her silüette, her bedende onu hayal ettiniz mi? O nu istediniz mi? Karşınıza çıksın, ordan kaçırsın? Bir zamanlar gölgeniz gibi peşinizde koşan, her solukta sizin adınızı sayıklayan, aslında sizinde unutmadığınız, ama unuttuğunuzu varsaydığınız birisi oldu değil mi?

En son geziden ruh halim biraz bozuk döndüm. Ruhum sanki biraz parçalanmıştı. Gerçekten sevdiğim, uğruna bir çok prensibimi çiğnediğim, hiç yapmayacağım şeyleri onun için yaptığım insanın yaşadığı şehirdeyken ruh halim yukarıdaki gibiydim. Güzel gibi geçtiğini sandı herkes benim için, ama ben onsuz kendimi kimsesiz, ellerin bağrında yalnız gibi hissettim.

Akşam olduğunda, şehirde herkes bir bir evlerine dağılmaya başladığında o da beni unutamasın diye çok istedim.

Olmadı; olamadı.

0 yorum:

  © Blogger templates Newspaper III by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP